Kimi Raikkonen, Formula 1 araçlarını sürmenin geçmişe göre daha mı kolay olduğunu söylemenin zor olduğunu çünkü hafızanın insanı yanıltabileceğini söyledi.

2021 için planlanan büyük kural değişiklikleri öncesinde Lewis Hamilton dahil bazı pilotlar, Formula 1 araçlarını sürmenin fiziksel açıdan zorlaştırılması gerektiğini dile getirdiler. Bu kapsamda Romain Grosjean, 2019 F1 araçlarını sürmenin fiziksel açıdan karting araçlarına göre daha kolay olduğunu söylemişti. Ancak bu görüşe Max Verstappen karşı çıktı.

Raikkonen, “Şu anda daha mı kolay yoksa daha mı zor? Bunu söylemek imkansız. 10 sene öncesini düşündüğünüzde, hafızanız size oyun oynar ve düzgün bir şekilde hatırlayamazsınız.”

Belki aynı değildir. 10 sene önce bana sorsanız, her şeyin yolunda olduğunu söylerdim çünkü her zaman mevcut duruma alışıyorsunuz. Kış tatilinden çıkıp aracı sürdüğünüzde, zor olup olmadığını söyleyebilirsiniz çünkü 20 turun ardından boynunuz ağrıyor ve berbat hissediyorsunuz. Ancak ikinci testlerde, acınız hafifliyor ve sonrasında alışıyorsunuz. Her sporda olduğu gibi yaptığınız şeye alışıyorsunuz ve daha sonra zorlanmıyorsunuz.” dedi.

Hamilton’ın daha kolay olduğunu iddia etmesinin nedenlerinden birisi, genç isimlerin doğrudan gelip zorlanmadan hızlı olmayı başarmasıydı. Ancak Raikkonen de zamanında 21 yaşındayken, Formula Renault’da geçirdiği tek bir senenin ardından doğrudan F1’e geçiş yapmıştı.

Raikkonen, “İlk günlerde de farklı hissettiğimi düşünmüyorum. Bazı yarışlar diğerlerinden daha zor oluyordu. O dönemde çok fazla test yapıyorduk ve gittikçe daha fazla alışıyorduk.” Ancak sürüş yaparken hızlı ve limitte olmak her zaman zor oluyor. Bazen daha kolay hissediyorsunuz. Bazen çok iyi araca sahip olduğumuzda ve her şeyin mükemmel olduğu zaman, hiçbir şey hissetmediğimi hatırlıyorum. O araçlarla kolayca sürüyorsunuz ve tur zamanı harika oluyor. Her şey harika oluyor ve daha kolay hissediyorsunuz. Ancak başka zaman, savaşmak zorunda kaldığınızda çok acı hissediyorsunuz. Sürdüğüm ilk Sauber, Mugello’daki testlerdeydi ve hidrolik direksiyonu yoktu. 2001’de Monza’da hidrolik direksiyon geldi. Yarım sene onsuz yarıştık. Her zaman yapmanız gereken şeyi yapıyorsunuz.” dedi.

Eski F1 CEO’su Bernie Ecclestone’a göre Liberty Medya, Nasdaq borsasına girmesinin ardından F1’in geleceğini öngörmekte zorlanıyor.

2017’de F1’i satın alan Amerikalı şirket, Ecclestone’u yok sayarak onu dünyanın en büyük ikinci borsasına soktu. Geçtiğimiz hafta sonu Avusturya’da olan 88 yaşındaki Ecclestone, Liberty Medya’nın 2020’deki Concorde Anlaşması için yaşadığı zorluklardan bahsetti. Auto Motor und Sport dergisine konuşan Ecclestone: “Her zaman kararlarımda özgürdüm.” dedi.

F1’in borsaya açılmasının bir hata olup olmadığı sorulduğunda şöyle cevapladı: “Ellerinden bir şey gelmezdi. Harcadıkları sekiz milyar doların parasını bir yerden çıkarmaları gerekiyordu.”

Wolff: Kim adımı F1’in patronu olmam için kullanıyor merak ediyorum

Wolff’un son senelerin yenilmez takımı Mercedes’in başında gösterdiği başarı, adının F1’in gelecekteki patronu olarak anılmasını sağlıyor. Bu görev için daha önce Formula E’nin patronu Alejandro Agag, Lamborghini CEO’su Stefano Domenicali ve Red Bull’un takım patronu Christian Horner’ın isimleri de anıldı.

Wolff’un adının F1 için anılması, rakiplerin endişelerini dile getirmelerine neden oldu. Takımlar Wolff’un bu görevi alması halinde yeni kurallar konusunda özgür olamayacağını düşünüyorlar.

Ancak Wolff, bu iddiaları yalanladı ve bu iddiaların farklı sebeplerle çıkarıldığını söyledi.

Belki şüphecilik ortaya çıkarmak isteyenler benim adımı ortaya koyuyordur. Ancak ilginç olan şey, böyle bir şey olmuyor ve ben bir iş başvurusunda bulunmadım. Canlı bahis sitelerinden bahis oynamak isteyen okurlarımızın, bu haberleri daha dikkatli takip etmeleri gerekir. Mercedes’te gerçekten mutlu bir yerdeyim. Dünyanın en iyi markalarından birisini temsil etmekten, takımı Mercedes için en iyi şekilde yönetme yetkimden, Mercedes’in bir partneri olmaktan keyif alıyorum. Takım içerisindeki ilişkilerden, Daimler’deki arkadaşlarımla olan ilişkilerimden gerçekten keyif alıyorum. Ben tur zamanına bakan bir insanım. Rekabeti seviyorum. Yani ortaya atılan şeyler benden gelmiyor ya da tam olarak durumu yansıtmıyor.” dedi.

Wolff, Liberty iddialarını yalanlasa da sporun doğru kişinin kontrolünde gelecek senelerde büyüme açısından büyük fırsata sahip olduğunu düşünüyor. Wolff, “Bu spor gerçekten heyecan verici bir mülkiyet. En büyük küresel sporlardan birisi ve F1’i geliştirmeye devam edersek, dünyadaki en büyük gösteriyi sunan spor olabiliriz. Mevcut taraftarları kucaklamalı ve henüz ulaşamadığımız insanlara teknolojiyi kucaklayarak ulaşmalıyız. Mercedes’in takım patronu ve hissedarı olarak, hem kendimizin hem de diğer takımların F1’in büyümesinden faydalanacağımızı umuyorum.” dedi.